KKÜ İTBF. Felsefe Bölümü +90 318 3574242 (4114) Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

İnatlaşmadan Ebeveynlik Anne Baba Akademisi Susan Stiffelman

Anne babaların çoğu, çocuklarının kendilerini arkadaş olarak görmelerinin önemli olduğunu düşünür. Ama gerçekte çocuklarımızın bizi gemilerinin kaptanı olarak görmeye ihtiyaçları vardır.


 

Çocuğunuzla sürekli bir güç savaşı içinde misiniz? Yoksa onunla "arkadaş" olmaya çalışırken otoritenizi kaybettiğinizi mi hissediyorsunuz? Susan Stiffelman’ın "İnatlaşmadan Ebeveynlik" adlı eseri, bu kadim soruna şefkatli ve kararlı bir çözüm sunuyor.

Pek çok ebeveyn, çocuklarıyla iyi geçinmenin yolunun onlarla arkadaş olmaktan geçtiğini düşünür. Ancak Stiffelman, kitabında bu yaklaşımın çocukta yarattığı güvensizliğe dikkat çekiyor ve kitabın kalbini oluşturan şu tespiti yapıyor:

"Anne babaların çoğu, çocuklarının kendilerini arkadaş olarak görmelerinin önemli olduğunu düşünür. Ama gerçekte çocuklarımızın bizi gemilerinin kaptanı olarak görmeye ihtiyaçları vardır."

Yazarın "Kaptan" metaforu, baskıcı bir otoriteyi değil; fırtınalı havalarda bile sükunetini koruyan, çocuğun güvenle yaslanabileceği bir liderliği temsil ediyor. Çünkü çocuklar, direksiyonda emin ellerin olduğunu bilmek isterler. Ebeveyn kontrolü kaybettiğinde, çocuk içgüdüsel olarak dümene geçmeye çalışır ve inatlaşma tam da bu noktada başlar.

Kitap, sadece disiplin yöntemlerini değil, aynı zamanda çocukla kurulan bağın derinliğini de (Gordon Neufeld'in bağlanma modeline atıfla) merkeze alıyor. Stiffelman, ebeveynin rolünü harika bir benzetmeyle özetliyor:

"Eski zamanlarda denizcilerin yönlerini belirlemek için kutup yıldızını kullandıkları gibi, çocukların da her zaman tutarlı ve sevgi dolu bir ebeveyn desteğine ihtiyacı vardır. Akranlar birbirlerinin kutup yıldızı olamazlar; onların sabit olan tek özellikleri gökyüzünde dolaşmalarıdır."

Ebeveynlerin kendi içsel süreçlerine de ayna tutan eser, çocuğunuzu değiştirmeye çalışmadan önce kendi "hikayelerinizi" ve tepkilerinizi gözden geçirmeniz gerektiğini savunuyor. Kitabı bitirdiğinizde, ebeveynliğin bir "yönetme" işi değil, bir "ilişki" sanatı olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz.

Yazarın son uyarısı ise hepimiz için bir yaşam düsturu niteliğinde:

"Çocuklarınız sizi izliyorlarmış gibi yaşayın. Çünkü gerçekten izliyorlar."

Çocuğunuzla güç savaşlarını bitirip, sevgi ve güven dolu bir "Kaptan-Yolcu" ilişkisi kurmak istiyorsanız, bu kitap kütüphanenizde mutlaka bulunmalı.

 

Künye:

  • Kitap Adı: İnatlaşmadan Ebeveynlik (Parenting Without Power Struggles)

  • Yazar: Susan Stiffelman

  • Yayınevi: Doğan Kitap

  • Çeviri: Ayşegül Cebenoyan

  • Yıl: 2010,

  • Yer: İstanbul

 

Bazı Alıntılar:

"Anne babaların çoğu, çocuklarının kendilerini arkadaş olarak görmelerinin önemli olduğunu düşünür. Ama gerçekte çocuklarımızın bizi gemilerinin kaptanı olarak görmeye ihtiyaçları vardır"  s.19

"Zorlamak, güç kavgalarına ve dirence yol açar." S.25

"Genellikle inanç ve hikayelerimizin geçerliliğini destekleyecek kantılar toplamakla meşgul oluruz". S29

"İnanmayı tercih ettiğin hikâye, bir kez bilincine nüfuz ettiğinde; artık bu hikâyenin üzerinde yaptığı etkinin insafına kalmışsın. S.31"

"Çocuklar bize bağımlı olmayı isterler ve buna ihtiyaçları vardır." S.36

"Çocuklar alışık olmadıkları durumlarda daha çok söz dinlerler". S.36

"Çocuğunuzu en çok ihtiyaç duyduğu şekilde sevin." S.36

"Tehdit, kendisini öfkeli, hayal kırıklığına uğramış hisseden ve kontrolü kaybetmiş bir kişiden gelir."s.37

“Anne babaların çocuklarının sağlıklı ve psikolojik açıdan dayanıklı büyümelerini güvence altında tutmak için satın alabilecekleri en iyi sigorta poliçesi onlarla güçlü duygusal ilişkiler kurmak ve bu ilişkiler korumaktır” s43

"Bağlanma çocuğun en temel ihtiyacıdır bu ihtiyacın karşılanması açlığın giderilmesinden daha önemlidir" s45

"Çocukların mümkün olduğunca çok yetişkin ve sağlıklı bağlar kurmaya ihtiyacı vardır." S67

"Çocuklar kendilerine emre edilmesinden hoşlanmazlar" s135

"Başarılı insanlarda bulundukları yere tesadüfler sonucunda gelmedikleri bu noktaya kararlılıkla azmederek ve çaba göstererek ulaştıkları duygusu vardır" s225

"Çocuklarınız sizi izliyorlarmış gibi yaşayın. Çünkü gerçekten izliyorlar" s 239