
Olweus, zorbalığı münferit bir okul problemi olarak değil, geniş bir "antisosyal ve kural tanımayan (davranış bozukluğu olan) davranış modelinin bir bileşeni" olarak değerlendirir.

Nesneye atfedilen değer, sadece uykuya geçiş kolaylığıyla sınırlı kalmaz; aynı zamanda dış dünyanın tekinsizliğine karşı bir savunma mekanizmasına dönüşür.

"Sonuçta ne olursa olsun çocuk yetiştirmenin esas sorumluluğu, her zaman olduğu gibi yine anne-babaların üzerine” düşmektedir.

Sistemi ayakta tutan en büyük güç, insanların mantığını bozmak ve onlara çelişkileri doğruymuş gibi kabul ettirmektir. Partinin en temel sloganları akıl almazdır: "Savaş barıştır; özgürlük köleliktir; cahillik güçtür."

"Bir yaşam şeması, çocuklukta başlayan ve yaşam boyunca yankılanan bir kalıptır."
Neden hep aynı hataları yapıyor, bize zarar veren benzer ilişkilerin içine çekiliyor ya da bir türlü yeterince iyi hissedemiyoruz?

‘Zombi’ burada biyolojik bir yaşayan ölü değil, “kendi kötü niyetini inkâr eden... ve o olmadığı şeye ulaşmayı amaçlayan” diğer bir ifadeyle ‘otantik olmayan’ (inauthentic) insandır.