
Oyun, pratik yaşamın ciddi ve zorunlu hedeflerinden görünüşte bağımsız olsa da aslında gelecekteki yaşama hazırlık işlevi gören ve oyuncunun bakış açısından kendi amaçları içinde anlam kazanan bir eylemdir.

Olweus, zorbalığı münferit bir okul problemi olarak değil, geniş bir "antisosyal ve kural tanımayan (davranış bozukluğu olan) davranış modelinin bir bileşeni" olarak değerlendirir.

Nesneye atfedilen değer, sadece uykuya geçiş kolaylığıyla sınırlı kalmaz; aynı zamanda dış dünyanın tekinsizliğine karşı bir savunma mekanizmasına dönüşür.

"Sonuçta ne olursa olsun çocuk yetiştirmenin esas sorumluluğu, her zaman olduğu gibi yine anne-babaların üzerine” düşmektedir.

“Herkes çocuk yapabilir, ancak müstakbel annelerin çok azı esas hakikatin farkında: Çocuk sahibi olmak hayatın sonudur.” E. Bedinter.

Çocuklarınız sizi izliyorlarmış gibi yaşayın. Çünkü gerçekten izliyorlar