KKÜ İTBF. Felsefe Bölümü +90 318 3574242 (4114) Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Erken Çocuklukta Zihinsel Gelişim: Sorgulama, Buluş ve Ahlaki İnşa Süreçleri

Bebekler, dünyaya birer "yenilik dedektörü" olarak gelmekte ve çevrelerindeki yeni uyaranlara karşı seçici bir ilgi göstermektedirler.


Özet

Erken çocukluk dönemi, yetişkinlerin farkındalık düzeyinin ötesinde, yoğun bir bilişsel aktivite, bilgi toplama ve anlamlandırma sürecini barındırmaktadır. Bu yazı, Susan Engel’in “Çocuk Zihnini Anlamak” (2021) adlı eseri ve ilgili gelişim psikolojisi araştırmaları temelinde, çocukların doğuştan getirdikleri merak dürtüsü, sorgulama becerileri ve buluş yapma potansiyellerini incelemektedir. Yazıda; bebeklerin çevresel uyaranlara karşı birer "yenilik dedektörü" gibi işlev gördüğü, dil gelişimiyle birlikte çocukların "neden" ve "nasıl" soruları aracılığıyla mantıksal düşünme kapasitelerini geliştirdikleri ele alınmaktadır. Ayrıca, çocukların problem çözme süreçlerinde ön bilgi ve deneyimlerini kullanarak aktif birer mucit gibi davrandıkları ve ahlaki yargı yetisinin (adalet duygusu) sanılanın aksine bebeklik döneminde gelişmeye başladığı verilerle desteklenmektedir. Sonuç olarak, mevcut eğitim sistemlerinin akademik becerilere odaklanırken çocukların doğal düşünme ve keşfetme eğilimlerini göz ardı edebildiği saptanmış; çocukların zihinsel potansiyellerinin desteklenmesi için yetişkinlerin fikir inşasına alan açan rehberliğinin önemi vurgulanmıştır.

 

Anahtar Kelimeler: Susan Engel, Bilişsel Gelişim, Erken Çocukluk, Merak, Sorgulama Tabanlı Öğrenme, Çocuk Zihni, ahlaki gelişim.

 

 

Giriş

 

Çocuk zihninin işleyişi, yetişkinlerin farkındalık düzeyinin çok ötesinde, karmaşık ve dinamik bir bilgi toplama sürecine dayanmaktadır. Engel (2021), her şeyin bilgi toplama fırsatlarıyla başladığını vurgulayarak, çocukların sürekli bir veri akışı içinde olduklarını ancak çevrelerindeki yetişkinlerin genellikle bu yoğun zihinsel faaliyetin farkına varamadıklarını belirtmektedir (s. 19). Bu bağlamda, çocukların sadece bilgiye maruz kalmaları değil, fikirler üzerinde derinlemesine düşünmeleri için zaman ve dikkatin sağlanması, bilişsel gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir (s. 19). Bu çalışma, çocukların doğuştan getirdikleri zihinsel donanımları, soru sorma becerilerinin evrimini ve ahlaki yargı geliştirme süreçlerini, sağlanan veriler ışığında incelemeyi amaçlamaktadır.

 

Yenilik Dedektörü

Bebekler, dünyaya birer "yenilik dedektörü" olarak gelmekte ve çevrelerindeki yeni uyaranlara karşı seçici bir ilgi göstermektedirler (s. 29). Yapılan gözlemler, bebeklerin aynı yüzün farklı açılardan gösterilmesinden sıkıldıklarını, ancak farklı yüzler gördüklerinde ilgilerinin canlı kaldığını ortaya koymaktadır (s. 30). Bu erken dönemdeki refleksif ve keşif odaklı davranışlar (s. 95), 2 yaşından itibaren yerini daha sistematik bir bilgi inşasına bırakır. 2 yaşındaki bir çocuğun zihni, ilgisini çeken nesnelerle ilgili bilgi kümelerini aktif bir şekilde yapılandırmaktadır (s. 42).

Gelişimin en belirgin göstergelerinden biri, dil ve sorgulama yetisindeki artıştır. 3 yaşına gelen bir çocuk, sadece konuşmakla kalmayıp geçmiş ve gelecekten söz edebilmekte, hikayeler anlatmakta ve taklit ile gerçek arasındaki farkı ayırt edebilmektedir (s. 31). Bu dönemde çocuk yeni bir yeti edinerek "soru sormaya" başlar (s. 42). Araştırmalar, çocukların soru sorma kapasitesinin muazzam boyutlara ulaşabildiğini göstermektedir; örneğin Adam adlı bir çocuğun dakikada ortalama 3’ten fazla soru sorduğu kaydedilmiştir (s. 42). Chouinard’ın 112 çocukla yaptığı bir başka çalışmada ise çocukların saatte ortalama 95 soru sorduğu tespit edilmiştir (s. 50). Soruların niteliği de yaşla birlikte değişir; başlangıçtaki bilgi soruları (Örn: "Bu ne?"), 5 yaş civarında yerini "neden" ve "nasıl" gibi açıklama gerektiren sorulara bırakır (s. 43). Rowe’un araştırmasına göre, ebeveynlerinden bu tür açıklayıcı soruları daha sık duyan çocukların bilgi dağarcığı ve mantıksal düşünme kapasitesi daha fazla gelişmektedir (s. 45).

 

 

Doğal Mucitler

Çocuklar sadece soru sormakla kalmaz, aynı zamanda doğal birer mucit gibi hareket ederler. Belirsizlik içeren durumların nedenlerini tespit etme fırsatı verildiğinde çocuklar buna büyük bir istek duyarlar (s. 39). 3 yaşından itibaren alet kullanma konusunda yetkinleşen çocuklar (s. 98), yetişkinlerin fark edemeyeceği kadar hızlı bir şekilde buluşlar gerçekleştirebilirler (s. 92-93). Ancak, tüpten adam çıkarma deneylerinde görüldüğü üzere, çocukların bir icat ortaya koyabilmeleri için ön bilgi ve deneyimlerin varlığı belirleyici olmaktadır (s. 109-110; s. 114). Bir konuda bilgi derinliği arttıkça, çocukların akıl yürütme süreçlerinin karmaşıklaştığı ve ayrık bilgileri birleştirme becerilerinin geliştiği görülmektedir (s. 60; s. 67).

 

Ahlak Gelişimi

Bilişsel gelişimin yanı sıra ahlaki gelişim de erken yaşlarda temellenir. Kohlberg’in ahlaki olgunluğun ergenlikte başladığına dair teorisinin (s. 167-168) aksine, güncel araştırmalar bebeklerin adalet kavramına dair erken bir hassasiyet geliştirdiğini göstermektedir. Geraci ve Surian’ın 10 ve 16 aylık bebeklerle yaptığı deneyler, 16 aylık bebeklerin adil davranan karakterlere daha uzun süre odaklandığını, dolayısıyla yürümeye başlamakla birlikte adil olmayı da öğrenmeye başladıklarını ortaya koymuştur (s. 169-170).

 

Sonuç

 

Çocuklar, fikirleri somut nesneler gibi algılasalar da (s. 184), ölüm (s. 79) ve sonsuzluk (s. 160) gibi soyut kavramlar üzerine düşünme ve sorgulama ihtiyacı hissederler. Ancak mevcut eğitim sistemi, genellikle akademik beceriler ve özdenetim üzerine yoğunlaşarak, çocukların düşünme becerilerini geliştirecek müfredatlara yeterince yer vermemektedir (s. 218). Oysa çocuklar, yetişkinlerin sandığından çok daha karmaşık zihinsel süreçlere sahiptir. Bu nedenle yetişkinlerin yapması gereken; çocukların düşüncelerine dikkat çekmek, buluş süreçlerini fark etmek, günlük yaşamdaki hipotezleri onlarla birlikte tespit etmek ve problem çözmeleri için onları teşvik etmektir (s. 222-229). Çocuğun zihinsel potansiyelinin açığa çıkması, ancak ona fikirler üzerinde düşünmesi için gerekli zamanın ve desteğin verilmesiyle mümkündür.

 

Kaynakça

Engel, S. (2021). Çocuk Zihnini Anlamak. (S. Ş. Özok, Çev.). Okyanus Yayınları.